PostHeaderIcon 10 yıl öncesine geri döndük

Bir Avrupa şampiyonasını daha, hayal kırıklığı ile geride bıraktık. Birilerinin bizimle dalga geçme olasılığı yine yüksek. Mesela Reha Erus… Daha 5 yıl önce Tanjevic bu topraklara ayak bastığında “Bu iş olmaz arkadaş, batarız” demişti. Elde sadece bir tane Dünya 6.’lığı var. Sülük gibi yapışmış, bırakmıyor adam. Bir de bir espirisi vardı “Memphis’in hocası eğer 70 yaşında ise, benim daha 13 senem var demektir.”

Kısacası bu adam 8 sene daha başımızda kalabilir, biz onu kovmazsak.

Gelelim Avrupa Şampiyonası’na, aslında bu sonucu haketmedik. Bunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Her maç farkı 20′ye açıp daha sonra yorulduğumuzu herhalde kör bile söyleyebilir. Öyle maçlar yaptık ki, tam anlamı ile şampiyonluğa oynadık. Yendiğimiz iki takım, final oynadı, düşünün. Yenildiğimiz iki takım da yendiğimiz takımlar karşısında döküldü. Yokları oynadı.

Bildiğiniz gibi, FIBA’nın bir takım koruma kalkanı bulunmakta. Yunanistan ve Sırbistanı bu bakımdan yenebilme şansınız çok az. ULEB’in merkezi olduğundan dolayı İspanya da bu bu kalkanın altında. Yunanistan maçında yaşanan facia dolu kararlar, topun durup dururken Yunanistan’a verilmesi ve sonucunda üçlük yememiz, hep bu kalkanın ürettiği facialardır. Peki takım olarak hiç mi hatamız yoktu? Hayır, bir tane bile hata yoktu. Fransa maçında oynadığımız muhteşem basketbol sonrası kafamızı karıştıran ilk olay Hidayet’e kafa, kol ve bacak sokuşu yapan oyuncular yerine Hidayet’in teknik faul almasıydı. Rusya maçında zaten çoktan pestilimiz çıkmıştı.

Tabii bir de bu turnuvada yetersiz olacak oyuncuları kadroya dahil eden Tanjevic’in en büyük hatasının bu olduğunu söylemek, kahinlik olmaz. Hadi Kerem Gönlüm, çok şansız ve haksız yere ihraç edildi, bu konuda bir şey diyemem. Ama Barış Hersek’den başka oyuncu mu kalmadı Türkiye’de? Bekir Yarangüme, takımının çıkardığı rezalet sezon sonrası ödül olarak mı alındı kadroya? Kaya, Ermal, Ersin gibi oyuncuların suyu mu çıktı?

Açık söyleyeyim, hiç sevmediğim Fatih Solak’ı bile aradı gözlerim. Bu kadar yetersiz bir kadro ile gitmek tamamen Tanjevic’in vebalidir.

Ve Türkiye açısından toplam olarak sonuca bakarsak, 10 yıl önce de 8.’iydik ve haketmemiştik o sonucu, bugün de aynı şeyi söyleyebilirim. 10 yılda bize bir tane adım attırmayan Tanjevic’e selam ederiz… Aydın Örs’ü beğenmeyen elit kafalılara da kapak armağan ederim.

Avrupa Şampiyonası’nın geneline bakarsak, İspanya dalga geçerek şampiyon oldu. Bize bile yenildiler. Ama sonunda güçleri ağır bastı ve şampiyon oldular. Hırvatistan daha üstlerde yer alabilecek başka bir takımdı, o da olmadı. Sırbistan ise o kadro ile final oynayıp sürpriz yaptı. Onları da tebrik etmemiz gerek.

Şimdi sıra 2010′da, umarım şu memenetsiz adam ile devam etmeyiz yola.

Yorumunuzu Ekleyin