Hakkımda
Ailem Hakkında
Merhabalar efendim nasılsınız?Hoşgeldiniz, şerefler verdiniz. Ne iyi ettiniz geldiniz. Şimdi bu koca kafanın kim olduğunu çok merak ettiniz. Eee o zaman biraz merak giderelim bakalım…
Tek çocuğum(evet, şımarığım tamam mı?). Ama 5 anne tarafı,2 baba tarafı toplam 7 kuzenim var.Hepsi de kız.Anneannemin,babaannemin ve dedelerimin bir sürü kardeşleri olduğunu düşünürsek bu sayı saymakla bitmez.Babamın annesi Trabzon/Sürmene,babası Giresun/Görelelidir/İnanca köyü.Annemin annesi Bayburt/Kadıgallı,babası ise Samsun/Merkezlidir.Ben mi?Valla Giresunluyum diyorum şimdilik ama gidip görmüşlüğüm yoktur.Eğik burun, eğik parmak, Tatar huyları mirastır oradan.
Kendim hakkında
Sevgili bendeniz,o zamanlar Bakırköy’e bağlı olan Güngören’de,saat 22:55′te doğdum.Takvimler o zaman 3 Aralık 1987 yılını gösteriyordu(Evet,annem 1 saat daha dişini sıksa …..).Ne hikmet ki o gün hiç kar yağmamış,ilkbahardan kalma bir gün olmuş.Daha ilgincini söyleyeyim.Babacığım yukarıda belirttiği gibi kız çocuklarını daha çok sever.Bu yüzden doğum haneden çıkan 16-17 kızdan sonra bir kız geleceği düşüncesi,babamın ellerini ovuşturmasına neden olmuştu.Ama işte gördüğünüz gibi sapasağlam bir erkek çıkageldi.Sanırım kendi çocukları olduğuna inanmadılar ama serçe parmağı her şeyi gözler önüne seriyordu(Babamınki de benimki de eğri).Tabii babaannemler anneannemle birlikte horon tepiyordu.Nispet kelimesinin vücuda gelmiş hali buna denirdi sanırım…
Ömrümün ilk 10 ayını Sinop’ta geçirdim.Hatta orada yürümeyi ve konuşmayı öğrendim.2 yaşıma kadar da Güngören’de oturdum.Ama oturduğumuz yere taşındığımızdan beri Osmaniye’den ayrılamadım.İlk 5 sene pek bir etki bıraktığım söylenemez.”Özgür” dendiği zaman aklınıza yaramaz bir çocuk gelir o kadar.Ama bu arada Dünya’yı da yavaş yavaş tanıyoruz.Komşuların çocukları ile takılıyordum çoğunlukla.Tabii ki çocuğuz ve ilgilenecek bir şeyler lazım…Bunu da en güzel televizyonda bulabiliyorduk.”Ninja Kaplumbağalar”,benim şu dünyadaki tek olayım olmuştu.Ninja Kaplumbağ oyuncakları evi dolduruyordu.”GI JOE” ve ”Action Man” de ”plase”lerimdi.Ey gidi günler.Şimdi hepsi çekyatın altında yatıyor.Çinlileri zengin ettik,babamızı fakir…
5 yaşımda anaokula gittim.Yaşıtlarım o zaman benim yanımda pigme gibi kalıyormuş(Şimdi ben kendimden küçüklerin yanında öyle kalıyorum ya,neyse).Ahmet Hamdi’de 1 sene 1. sınıf okumaya çalıştım,öğretmen bezdi.Zaten kadın hamileydi,benimle mi uğraşsın,işini mi yapsın.Sonra Mustafa Necati’de adam gibi tekrardan okula başladık.4 sene Mustafa Necati,4 sene Osmaniye,4 sene Dede Korkut derken,şimdi okulu da biricik İstanbul Üniversitem.Çok güzel okul,herkese kazanması için “bir yerlerini” yırtmasını şiddetle tavsiye ederim.
Peki ben nasıl bir insanım?Evet bu çok zor bir soru.Hangimiz için zor olmadı ki?Kendimizi tanımlasak zaten rahatlarız.Ben de sanırım rahat olmak için bunları yazıyorum.
Öncelikle sakin duruşuma bakarak “aha lan bu aptal” demeyin. Yanarsınız. Bunu en iyi bilen arkadaşlarım,benimle hem dershanede,hem de okulda görüşenlerdir.Lisedeki üniforma kuralının vurduğu insanlardan biri de bendim.Kısıtlanmayı sevmiyorum(Kim sever ki zaten?).Yani okulda bu zamana kadar benim bam telime basan arkadaşlarım,bunu dışarıda yapınca pek bir tepki ile karşılaşmadıklarında,”Özgür,senin yüzüne nur indi bu akşam” gibi tepkilerde bulunuyorlardı.Yine başka bir yönden bakılınca,çirkefin tekiydim eskiden ama uzun zamandır kimseyle takışmıyorum.Çünkü pek bir faydasını görmedim.İnsanların şu andaki ortamda ciddi olmalarını gerektiğini düşünürüm.Cıvıttılar mı o zaman ben 2 kat cıvıtırım.Ciddi insanlar değildir bizimkiler genellikle.O yüzden hep kontrol dışıyımdır.Tamamen ID’de bağlı bir ruh…….Düşünmek bile istemezsiniz.Ama bizim arkadaşlar ciddi olmaya çalıştıklarında düştükleri komik ve taklitçi durumu da bir köşede gülerek izlerim.
Hobi konularına gelirsek,orta direk bir Fenerbahçe taraftarıyım.Orta direk diyorum.Çünkü babam benim fanatik tavırlarımı çoğu zaman onaylamaz.O onaylamayınca zaten fanatiklik yapacağınız tek yer olan stada gitmek için de paranız olmaz.Hatta kendisi de fanatik bir Galatasaraylı değildir.Hatta şu rezil olayı söyleyebilirim ki hayatımda gittiğim ilk maç GS-TS maçıydı.Şükrü Saraçoğlu’na milli maç izlemek için bir kere gittim.Hayatımda bir tane Fenerbahçe maçı izledim,onda da Everton’a 5 tane atmıştık.Bir de Denizli’ye 4 attığımız maç vardı, vapurda “Aga ben çıktım maçtan 3-0 çaktık” diyince bütün vapur bana bir yerleri ile gülmüştü… Ama basketbol denildiği zaman sıkı bir Fenerbahçe taraftarıyım.Ama Euroleague’de Efes’i tutardım.Artık bizim de Euroleague’de takımımız var ya,gerek kalmadı.Basketbol,futbol’dan hep daha önde benim için.Her ne kadar başarısız olsak da Fenerbahçe Basketbol Takımı benim için büyük bir moral kaynağı.Halbuki geriye dönüp baktığımda,ne iğrenç takımlarla oynadığımızı görünce,bu takımı tutmakla basketbola ihanet mi etmişim zamanında demekten kendimi alamıyorum.Ama artık şampiyon bir takımız.NBA’de ise Chicago Bulls taraftarıyım ama Pistons destekçisiyim.Daha doğrusu rüzgar nereden eserse oraya.Basketbolcu olarak da Erişimspor’un A ve Genç takımlarında oynadım.Kariyer rekorum ise 24(A takım,İstanbul Üniversitesi)sayı.
Müzik konusunda,annem bir sanatçı olarak kulağımın pek iyi olmadığını söylemişti.Sesim biraz daha oturdukça kendime işkence etmeden şarkı söyleyebiliyorum(he heeey yaşasın
)Bir de burnum ameliyat olduktan sonra daha az detone olduğumu da gördüm..Favori şarkıcım yok.Zaten şarkıyı yapanlar şarkıcılar değil,onların akıl küpü prodüktörleridir bence.Bu yüzden şarkı iyi ise dinlerim.Mesela Cristina Aguleria’yı kişi olarak hiç sevmem ama Striped adlı o iğrenç klibi olan şarkısı dışında diğer şarkılarını beğenirim.Edebiyat ile 1 yıldan beri ”istemeden” sıkı fıkı oldum.Tarih ve politika anlatan kitapları 1 günde isterse tuğla kalınlığında olsun, bitirebiliyorum.Ama gelin görün ki şu son 1 yılda bitirdiğim kitap sayısı parmak sayımı geçemez(neyse ki ayak dahil
).Siz sanki çok okuyorsunuz!!!Nesin,Mumcu,Hikmet, Çayan,Lenin baş ucu kahramanlarımdır.
Aşk konusuna gelelim.Hayatımda bir kez çok sevdim. Aşk enerjimi boşuna tükettim sanırım. Yazık bana…
En sevdiğim yemek, ımmmm Kumpir.Yemek konusunda HİÇ BİR MEMLEKETİN İNSANI beni geçemez.Eğer bir yolunu bulursam gurme olabilirim.Bunun yanında her orta direk aile çocuğu gibi köfte ve patates özellerimdendir.Zaten bu gidişle yakında patlayacağım…
Ve son olarak, 2 yıldır Tepki ve Değişim Dergisi(eski Solcu Dergisi)’nde yazıyorum. Zaten bu dandirik herifin önemi nedir derseniz, insanları uyandırmaya çalışan bir çaresiz olduğum da söylenebilir…
İşte ben böyle bir insanım.Anlatırken çok zorlandım,ama umarım okurken benim kadar zorlanmazsınız.
Site Hakkında
20 Eylül 2007
Sitemiz 20 Eylül 2007 tarihinde 4 yaşına girdi.Bu sitenin hikayesi,4 yılda yaşadıkları,aslında başlarda zorluydu.Mynet’in basit site hazırlama aracı ile oyalanıyorduk kendi çapımızda.O zamanlar big.jack idi sitenin adı.Site okulda çok popülerdi.Ama yazın benim şerefinden şüphe duyduğum Muhammed adlı arkadaşım,birine siteyi hacklettirmiş.Galatasaray banner’ı ile ilk ve son kez o zaman tanıştı sitem.Sonra oz12gfb dönemi başladı.Evet çok cazip bir nick değildi,zaten ziyaretçi sayısına da yansıdı bu.Ancak bir sonraki yıl www.oz12gfb.com.tr.tc adını aldım.O zaman biraz daha güzel gitti herşey.2005 yılında evime bilgisayarın girmesi ve html öğrenmem sayesinde,sitelerimi html ile yapmaya başladım.Ama tasarım konusunda hala iyi değildim.Erişimspor istatistikleri yayınlıyordum her hafta ve bu arkadaşların da hoşuna gidiyordu o yıl.2006′da ise googlepages sub-domainini www.oz9u12.com.tr.tc adresine yönlendirdim.O yıl en parlak yıl oldu.Hem adam gibi yeni bir nick bulmuştum,hem de flash ekleme konusunda bilgi sahibi olmuştum.2007′de Mayıs ayında ise www.oz9u12.com alan adını alarak son şeklimize kavuştuk.Sitede yeni bölümler açtık ve yeni flash tasarıları denedik.İlerleyen yıllarda daha dinamik tasarılar kullanmayı hedefliyorum.
20 Eylül 2009




